a day - Türkçe İngilizce Sözlük

a day

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"a day" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a dark day i. kötü gün
a bairam day i. bayram günü
a proud day for us i. bizim için övünç dolu bir gün
a wet day i. yağmurlu bir gün
a dark day i. karanlık gün
a clear day i. bütün gün
reminiscent of a summer day i. yazdan kalma bir gün
a day of sorrow i. üzücü gün
a day of sorrow i. acılı gün
a day of sorrow i. acı gün
three meals a day i. günde üç öğün yemek
a time of the day i. günün belli bir zamanı
a beautiful day i. güzel bir gün
a hectic/feverish day i. koşuşturmacalı bir gün
a day i. bir gün
a whole day i. bütün bir gün
a day-old baby i. bir günlük bebek
taking a day off i. (iş yerinden) izin alma
taking a day off i. izin alma
a day at school i. okulda bir gün
a summer day i. bir yaz günü
a day in my city i. şehrimde bir gün
a big day for i. (için) büyük bir gün
a sunny day i. güneşli bir gün
two-a-day i. günde iki kez yapılan şey
five-a-day i. (günlük tavsiye edilen) beş öğün meyve ve sebze
call it a day f. paydos etmek
have a field day f. bayram etmek
have a field day with f. makaraya almak
have a bad hair day f. kötü bir gün geçirmek
have a field day with f. sarakaya almak
perform five time salaat in a day f. günde beş vakit namaz kılmak
take a day off f. izin almak (iş yerinden vb)
have a very enjoyable day f. felekten bir gün çalmak
call it a day f. paydos yapmak
call it a day f. günlük işi bitirmek
do a hard day's work f. yoğun bir çalışma günü yaşamak
do a hard day's work f. (işte) çok yorulmak
do a hard day's work f. yorucu bir çalışma günü geçirmek
do a hard day's work f. (işte) çok çalışmak
do a hard day's work f. zor bir çalışma günü geçirmek
fix a day f. gün tespit etmek
appoint a day f. gün tespit etmek
take a day off f. işten bir gün izin almak
get a day off f. işten izin almak
get a day off f. işten bir gün izin almak
take a day off f. işten izin almak
have a rough day f. kötü bir gün geçirmek
last a day and a half f. bir buçuk gün sürmek
make love three times a day f. günde üç kez sevişmek
cost 50 dollars a day f. günlük 50 dolara mal olmak
get about 100,000 hits a day f. günde 100 bin kadar hit almak
take a half day off from work f. işten yarım gün izin almak
take a half day off f. yarım gün izin kullanmak
take a half day off f. yarım gün izin almak
die a little bit every day f. her gün birazcık daha ölmek
miss by a day f. bir gün ile kaçırmak
do at least 100 questions a day f. günde en az yüz soru çözmek
have a short day at work f. erken paydos etmek
take a day off f. işten bir günlüğüne izin almak
clear as a day s. gün gibi açık
a day-long s. tüm gün süren
a day-long s. bir günlük
a day-long s. günübirlik
two-a-day s. günde iki defa yapılan
two-a-day s. günde iki kere olan
two-a-day s. günde iki kez olan
in a day or two zf. bir iki gün içinde
one day at a time zf. bir dönem içerisinde bir gün
to a day zf. günü gününe
twice a day zf. günde iki kez
for a rainy day zf. kara gün için
once a day zf. günde bir kere
to a day zf. belli bir dereceye kadar
twice a day zf. günde iki kere
once a day zf. günde bir
once a day zf. günde bir kez
one a day zf. günde bir tane
one piece a day zf. günde bir tane
a day later zf. bir gün sonra
three times a day zf. günde üç kez
two times a day zf. günde iki kez
within a single day zf. tek bir gün içerisinde
within a single day zf. tek bir gün içinde
five times a day on weekends zf. hafta sonları günde beş kere
five times a day on a weekend zf. hafta sonları günde beş kere
after a long day zf. uzun bir günün sonunda
four times a day zf. günde dört defa
three times a day zf. günde üç defa
four times a day zf. günde dört kez
four times a day zf. günde dört kere
three times a day zf. günde üç kere
have a good day ünl. iyi günler
have a nice day ünl. iyi günler
İfadeler
every day is a new chance i. her gün yeni bir şans
a day ahead zf. bir gün önceden
a day in advance zf. bir gün önceden
this many a day expr. çoktan beri
this many a day expr. hayli zamanlar
have a nice working day expr. iyi çalışmalar
have a nice day expr. iyi çalışmalar
on such-and-such a day expr. şu şu gün
on a rainy day expr. yağmurlu bir günde
at the end of a beautiful day expr. güzel bir günün sonunda
even a stopped watch is right twice a day expr. bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
even a stopped watch is right twice a day expr. bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir
even a broken watch is right twice a day expr. bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
even a broken watch is right twice a day expr. bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir
even a broken watch is right twice a day expr. bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir
even a stopped watch is right twice a day expr. bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir
I really need a day between saturday and sunday expr. cumartesi ve pazar'ın arasında bir gün daha olmasına ihtiyacım var
I really need a day between saturday and sunday expr. cumartesi ve pazar arasında bir güne daha ihtiyacım var gerçekten
a day as black as coal expr. kapkara bir gün
we should call it a day expr. bugünlük bu kadar yeter
rarely does a day go by expr. gün geçmiyor ki
3 square meals a day expr. günde üç öğün
3 square meals a day expr. günde 3 öğün
3 meals a day expr. günde üç öğün
three square meals a day expr. günde 3 öğün
three meals a day expr. günde üç öğün
three square meals a day expr. günde üç öğün
3 meals a day expr. günde 3 öğün
three meals a day expr. günde 3 öğün
there will come a day expr. bir gün gelecek
Atasözü
an hour of pain is as long as a day of pleasure bir saatlik acı bir günlük zevke bedeldir
one must put by for a rainy day ak akçe kara gün içindir
keep something for a rainy day ak akçe kara gün içindir
an apple a day keeps the doctor away günde bir elma doktoru uzak tutar
save up something for a rainy day ak akçe kara gün içindir
save for a rainy day ak akçe kara gün içindir
rome wasn't built in a day sabreden derviş muradına ermiş
an apple a day keeps the doctor away günde bir elma doktoru uzakta tutar
rome wasn't built in a day roma bir günde kurulmadı
even a stopped/broken clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir
a dead clock is correct twice a day bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
a dead clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
a stopped clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir
rome was not built in a day boyacı küpü mü bu?
rome was not built in a day sabreden derviş muradına ermiş
rome was not built in a day roma bir günde kurulmadı
Konuşma Dili
a day person i. gündüz insanı
a black day i. kara gün
a bad day i. kötü bir gün
a one-day wonder i. geçici heves
a nine-day wonder i. geçici heves
a free day i. boş bir gün
a slow news day i. sıradan/sakin/olaysız bir gün
a bad hair day i. kötü saç günü
a bad hair day i. saçların bir türlü şekle girmediği/yatışmadığı gün
a bad hair day i. saçının dağınık/bakımsız olduğu bir gün